BORU Boru, eski okunuşlarıyla borı, borguy, kurrenay ve Arapça'dan alınan nefir, hepsi aynı çalgıdır. Boru çalanlara, borizen veya nefiri denilirdi. Boruzen tabirine 1499 yılındaki bir kayıtta rastlanmaktadır. Boru, Türkçe bir kelimedir. Boruyu Selçuklu Hükümdarı Alp Arslan'ın icat ettiği rivayet olunmaktadır. Türklerin 12.nci yüzyılda kullandıkları boru ya "Nay-ı Turki& quot; deniliyordu. Eskiden tunçdan yapılan boruların Osmanlılar devrinde pirinçten yapıldığı anlaşılıyor. Nay-ı Turki, Hata ve Huten Türklerinin kullandığı bir buçuk arşın uzunluğunda bir borudur. Düdük gibi delikleri vardır ve bir kattır. Başı deve boynu gibi eğridir, sesi gürdür. Osmanlı Mehterhanesinin çaldığı borular sarı pirinçten yapılıyordu. Bu borular yalnız Osmanlı Mehterhanesine özeidi. Kırım Hanlarının mehter takımlarında ise Efrasiyab borusu denilen başka çeşit bir boru kullanılıyordu. Adına kurrenay denilen bu boru, Acem ve Osmanlı Mehterhanelerinde çalındığı bilinen uzun ve gittikçe genişleyen madeni iri bir borudan ibarettL Farsça Ferhenklerdeki nefesli sazlarla ilgili bilgiler arasında şu açık notlar vardır. Türk ve Acem'e mahsus korrenay Efrasiyab icadıdır. (Efrasiyab Orta Asya'da yaşayan bir Türk Hakanıdır. Türkçe adı Alp Er Tonga'dır.) Şahney ve Nay-ı Turki diye anılan bu boru savaşlarda da çalınırdı. |